<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Mirac Mert&#39;in veb sayfasına Hoş Geldiniz</title>
        <description>Çok çalışmamız lazım... Çook...</description>
        <link>http://miracmert.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 12:52:59 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Gazikovan</title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/gazikovan_53972801.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/gazikovan_53972801.html</guid> 
            <description>Mart 1921 - İn&amp;ouml;n&amp;uuml; Ovası&lt;br /&gt;İnsanın iflahını kesen buz gibi bozkır ayazında Ethem &amp;Ccedil;avuş'un sırtı &amp;uuml;ş&amp;uuml;yor, avu&amp;ccedil;ları ise kızgın mermi kovanlarına &amp;ccedil;ıplak elle dokunduğu i&amp;ccedil;in alev alev yanıyordu. Top atışı on sekiz saattir durmaksızın s&amp;uuml;r&amp;uuml;yordu ve bunca s&amp;uuml;reden sonra elleri neredeyse duyarsızlaşmıştı. Sabit, artmayan, ıstırap verici sayılmayacak basit bir sızlama gibiydi sadece. Oysa her iki avucu da tamamen su toplamış, kabarmıştı.&lt;br /&gt;Mart ayazında esen poyraz, İn&amp;ouml;n&amp;uuml; ovasından kalkan tozu d&amp;uuml;şmana doğru s&amp;uuml;p&amp;uuml;r&amp;uuml;yor, s&amp;uuml;variler d&amp;uuml;şman hatlarına doğru, poyrazdan da hızlı h&amp;uuml;cum ediyorlardı. At kişnemeleri, top g&amp;uuml;mb&amp;uuml;rt&amp;uuml;leri, insan &amp;ccedil;ığlıkları, t&amp;uuml;fek sesleri, s&amp;uuml;ng&amp;uuml; ve kılı&amp;ccedil; şakırtıları birbirine karışmış, Ethem &amp;Ccedil;avuş'un yarı sağır kulaklarında değişmez, bitimsiz bir savaş uğultusu haline gelmişti. Her ses o tek sesin minik bir armonisi, o polifonik ezginin bir anda işitilip kaybolan notaları gibiydi.&lt;br /&gt;Ethem &amp;Ccedil;avuş, 75 mm'lik topu durmaksızın dolduruyor, her seferinde besmele &amp;ccedil;ekip keşif kolundan bildirilen menzillere kıyamet yağdırıyordu. Artık otomatik hale gelmiş hareketlerle sandıktan mermi alıyor, topa s&amp;uuml;r&amp;uuml;yor, ateşliyor, boş kovanı &amp;ccedil;ıkarıp ayaklarının dibindeki başka bir sandığa atıyordu. O anda eline bir somun ekmek verseler, onu bile topun mermi yatağına s&amp;uuml;rebilirdi.&lt;br /&gt;Sandıkta kalan sondan &amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;nc&amp;uuml; mermiyi aldığında bir an duraksadı. Merminin &amp;uuml;zerine bir &amp;ccedil;aput sarılıydı. Hareketini yavaşlatan bu sa&amp;cced.. ( &lt;a href=&quot;http://miracmert.blogcu.com/gazikovan_53972801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 04 Nov 2009 09:24:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayata Hep Güzel Bakmak </title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/hayata-hep-guzel-bakmak_46792691.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/hayata-hep-guzel-bakmak_46792691.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Hastanenin bir koğuşunda &amp;uuml;&amp;ccedil; k&amp;ouml;t&amp;uuml;r&amp;uuml;m bulunuyordu. Bunlardan koğuşa ilk gelen pencerenin &amp;ouml;n&amp;uuml;ne, ikincisi ortaya, &amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;nc&amp;uuml;s&amp;uuml; ise kapı kenarına yatırılmıştı. Ortadaki hasta iyimser bir adam olduğu i&amp;ccedil;in neşeli konuşmalarıyla &amp;ouml;tekileri de eğlendiriyor ve kederlerini azaltmaya &amp;ccedil;alışıyordu. Soğuk bir kış gecesi, pencerenin yanındaki hasta &amp;ouml;ld&amp;uuml;. Onu kaldırdıktan sonra ortadaki hastayı pencerenin &amp;ouml;n&amp;uuml;ne, kapının yanındakini de ortaya yatırarak, boşalan yere yeni bir hasta getirdiler. Pencere &amp;ouml;n&amp;uuml;ne alınan iyimser adam, dışarıda g&amp;ouml;rd&amp;uuml;klerini arkadaşlarına anlatmaya başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol kenarındaki parkı, dev &amp;ccedil;ınar ağa&amp;ccedil;larını, cıvıldaşan kuşları, işlerine koşan insanları, neşeli &amp;ccedil;ocukları ve karşı dağlardaki &amp;ccedil;i&amp;ccedil;ek dolu tarlaları uzun uzun anlatarak, &amp;ccedil;aresiz durumdaki arkadaşlarını rahatlatıyordu. Adam, kısa bir s&amp;uuml;re sonra, gelip ge&amp;ccedil;enlere isimler takmaya başladı. &amp;Ouml;teki hastalar, artık sabah işe gidenlerin, seyyar satıcıların ve akşam vakti yorun argın eve d&amp;ouml;nenlerin &amp;ouml;yk&amp;uuml;lerini dinleye dinleye, onları g&amp;ouml;zleri &amp;ouml;n&amp;uuml;nde canlandırabiliyorlardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa s&amp;uuml;re sonra hastanenin ruha ağırlık veren havası dağılmış ve bi r t&amp;uuml;rl&amp;uuml; ge&amp;ccedil;mek bilmeyen can sıkıcı saatleri tatlı &amp;ouml;yk&amp;uuml;ler doldurmuştu. Bir g&amp;uuml;n, ortadaki hastanın aklına bir fikir geldi. Eğer pencerenin &amp;ouml;n&amp;uuml;ndeki hastaya birşey olursa oraya kendisi ge&amp;ccedil;ecek ve onun &amp;ouml;yk&amp;uuml;lerini dinlemektense, dışarıdaki renkli ve canlı yaşa m ı kendi g&amp;ouml;zleriyle g&amp;ouml;recekti. Bu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce, g&amp;uuml;nlerce kafasında yer etti. Yattığı yerden hep bunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yor ve &amp;ccedil;areler araşt.. ( &lt;a href=&quot;http://miracmert.blogcu.com/hayata-hep-guzel-bakmak_46792691.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 30 Jun 2009 16:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dua</title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/dua_45469061.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/dua_45469061.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;277&quot; src=&quot;http://www.ruhsalcozum.org/images/dua_hands.jpg&quot; height=&quot;203&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kocasının &amp;ccedil;ok hasta olduğunu, &amp;ccedil;alışamaz duruma d&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml; ve yedi &amp;ccedil;ocuğu ile birlikte a&amp;ccedil; kaldıklarını ve yiyeceğe ihtiya&amp;ccedil;ları olduğunu s&amp;ouml;yler.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Manav ona ters bir şekilde bakarak derhal d&amp;uuml;kk&amp;acirc;nını terk etmesini ister. Kadın ailesinin ihtiya&amp;ccedil;larını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nerek:&lt;br /&gt;- 'L&amp;uuml;tfen efendim' der. 'paramız olur olmaz getirip borcumu &amp;ouml;deyeceğim.'&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Manav kendisine bir kredi a&amp;ccedil;amayacağını &amp;ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; onun eski m&amp;uuml;şterisi olmadığını, kendisinde bir hesabının bulunmadığını s&amp;ouml;yler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada d&amp;uuml;kk&amp;acirc;nın dışında bekleyen bir m&amp;uuml;şteri ikisinin arasında devam eden bu konuşmayı dinlemektedir. İ&amp;ccedil;eriye girerek manava yaklaşır ve: 'ben o kadının almak istediklerine kefilim' der. 'ailesinin ihtiyacı olan şeyleri ona ver.'&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Bunun &amp;u.. ( &lt;a href=&quot;http://miracmert.blogcu.com/dua_45469061.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 08 Jun 2009 17:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mevlana ve Hacı Bektaşi Veli </title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/mevlana-ve-haci-bektasi-veli_43425251.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/mevlana-ve-haci-bektasi-veli_43425251.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;296&quot; src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/neskafeci_mevlana.jpg&quot; height=&quot;282&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;B&lt;/b&gt;ir adam k&amp;ouml;t&amp;uuml; yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hi&amp;ccedil; olmazsa iyi bir şey yapmış olmak i&amp;ccedil;in bunu Hacı Bektaş Veli'nin derg&amp;acirc;hına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar derg&amp;acirc;hlar ayni zamanda aşevi işlevi g&amp;ouml;r&amp;uuml;yordu. Durumu Hacı Bektaş Veli'ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli &amp;nbsp;' helal değildir ' diye bu kurbanı geri &amp;ccedil;evirir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunun &amp;uuml;zerine adam Mevlevi derg&amp;acirc;hına gider ve ayni durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana ise; bu hediyeyi kabul eder. Adam ayni şeyi Hacı Bektaş Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu s&amp;ouml;yler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar. Mevlana s&amp;ouml;yle der: - Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir. .. ( &lt;a href=&quot;http://miracmert.blogcu.com/mevlana-ve-haci-bektasi-veli_43425251.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 09 May 2009 09:48:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sorular ve tahammül</title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/sorular-ve-tahammul_43424061.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/sorular-ve-tahammul_43424061.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;331&quot; src=&quot;http://img98.imageshack.us/img98/5302/babaveoulji2.jpg&quot; height=&quot;254&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80'ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen &lt;br /&gt;45 yaşında ve saygın bir işi olan- oğlu salonda&amp;nbsp;oturuyorlardı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hal-hatırdan, &amp;ccedil;oluk-&amp;ccedil;ocuktan, havadan-sudan sahbet ettikten &lt;br /&gt;sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. &lt;/strong&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;strong&gt;O anda &amp;uuml;zerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin &lt;br /&gt;pervazına bir karga kondu. &lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Yaşlı baba kargaya g&amp;uuml;l&amp;uuml;mserek biraz baktıktan sonra oğluna sordu:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;strong&gt;-&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu ne oğlum?&lt;/strong&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;strong&gt;Oğlu şaşkın, cevapladı: </description>
            <pubDate>Sat, 09 May 2009 09:22:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayırlı Cumalar;</title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/hayirli-cumalar_43115181.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/hayirli-cumalar_43115181.html</guid> 
            <description>&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;322&quot; src=&quot;http://www.abcresim.com/upload/galeri/6430.jpg&quot; height=&quot;275&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bir hadis-i şerif meali ş&amp;ouml;yledir:&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&quot;Allah katında g&amp;uuml;nlerin efendisi Cuma dır. O kurban ve Ramazan bayramı g&amp;uuml;nlerinden de faziletlidir. &quot; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma g&amp;uuml;n&amp;uuml;nde şu beş &amp;ouml;zellik vardır: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Hz. &amp;Acirc;dem o g&amp;uuml;n yaratıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- O g&amp;uuml;n yery&amp;uuml;z&amp;uuml;ne indirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- O g&amp;uuml;n vefat etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- O g&amp;uuml;nde &amp;ouml;yle bir an vardır ki, g&amp;uuml;nah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allah&amp;uuml; te&amp;acirc;l&amp;acirc;dan bir şey isterse Allah&amp;uuml; te&amp;acirc;l&amp;acirc; mutlaka onu verir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Kıyamet o g&amp;uuml;n kopacaktır. Allah a yakın hi&amp;ccedil; bir melek, hi&amp;ccedil;bir g&amp;ouml;k, hi&amp;ccedil;bir yer yoktur, hi&amp;ccedil;bir r&amp;uuml;zgar, hi&amp;ccedil;bir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı i&amp;ccedil;in Cuma g&amp;uuml;n&amp;uuml;n&amp;uuml;n heybetinden korkmasın.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Buhari, İ. Ahmed] &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumanız M&amp;uuml;barek Olsun... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.metakan.blogcu.com&quot;&gt;www.metekan.blogcu.com&lt;/a&gt; dan alıntıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://miracmert.blogcu.com/hayirli-cumalar_43115181.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 04 May 2009 16:08:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Cola'nın zararları kesinleşti !!</title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/cola-nin-zararlari-kesinlesti_38934051.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/cola-nin-zararlari-kesinlesti_38934051.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;279&quot; src=&quot;http://img187.imageshack.us/img187/939/76669399vu1ms7.jpg&quot; height=&quot;369&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İ&amp;ccedil; ve Kalp Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Coca Cola&amp;rsquo;nın zararları hakkında ilgin&amp;ccedil; a&amp;ccedil;ıklamalarda bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barsak Hastalıkları konusunda bilgi paylaşımı yapan &lt;/strong&gt;&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://www.barsakforum.com/&quot;&gt;&lt;strong&gt;http://www.barsakforum.com&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; sitesine yazı g&amp;ouml;nderen Prof. Dr. Karatay, &amp;ldquo;koka kola i&amp;ccedil;ince v&amp;uuml;cudunuzda neler olduğunun farkında mısınız?&amp;rdquo; diyerek aşağıdaki a&amp;ccedil;ıklamayı yaptı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 &amp;ccedil;ay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni i&amp;ccedil;inde bulunan &amp;lsquo;fosforik asiddir&amp;rsquo;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde y&amp;uuml;kselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede ins&amp;uuml;lin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. 40 dakika i&amp;ccedil;inde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı y&amp;uuml;kselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana ge&amp;ccedil;er ve kan şekeri tekrar y&amp;uuml;kselir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. 45 dakika i&amp;ccedil;inde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. 60 dakika i&amp;ccedil;inde: Ani a&amp;ccedil;lık hissi oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Kolaya ve tatlılara saldırısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Bu kısır d&amp;ouml;ng&amp;uuml; devam ettiği s&amp;uuml;re karaciğer ve g&amp;ouml;bek yağlanması artar, v&amp;uuml;cudun t&amp;uuml;m h&amp;uuml;crelerinde LEPTİ.. ( &lt;a href=&quot;http://miracmert.blogcu.com/cola-nin-zararlari-kesinlesti_38934051.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 18 Mar 2009 17:07:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Önden giden atlılar / Şiir / Osman SARI</title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/onden-giden-atlilar-siir-osman-sari_36833111.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/onden-giden-atlilar-siir-osman-sari_36833111.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://img2.blogcu.com/images/m/i/r/miracmert/akincilar_2.gif&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;http://img2.blogcu.com/images/m/i/r/miracmert/akincilar_2.gif&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Issız sıcak &amp;ccedil;&amp;ouml;lleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Karşı karlı dağları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;Ccedil;oktan aşıp gittiler&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kayboldular uzakta&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;Ouml;nden giden atlılar&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ben burada kaldım b&amp;ouml;yle</description>
            <pubDate>Mon, 23 Feb 2009 10:09:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Güzel bir yazı - Yerli Malı</title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/guzel-bir-yazi-yerli-mali_32090941.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/guzel-bir-yazi-yerli-mali_32090941.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;p&gt;*Beş yaşında idim..Babaannem rahmetli,pirin&amp;ccedil; ayıklıyordu. Bir tane yere d&amp;uuml;şt&amp;uuml;.Babaannem eğildi,aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya &amp;ccedil;alışıyor... &amp;Ccedil;ocukluk iste,&quot;aman babaanne dedim. Bir pirin&amp;ccedil; tanesi i&amp;ccedil;in bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?&quot; Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, &amp;ouml;fkeyle doğruldu. &quot;Sen oturduğun yerden ahk&amp;acirc;m kesiyorsun, &quot; dedi. &quot;Hi&amp;ccedil; pirin&amp;ccedil; &amp;uuml;retilirken g&amp;ouml;rd&amp;uuml;n m&amp;uuml;? İnsanlar ne kadar zorluk &amp;ccedil;ekiyorlar. Bir pirin&amp;ccedil; tanesinde&amp;nbsp; ka&amp;ccedil; insanin g&amp;ouml;z nuru, alın teri, emeği, &amp;ccedil;ilesi var biliyor musun?&quot; Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.&lt;br /&gt;&amp;gt; &lt;br /&gt;*Aradan yıllar ge&amp;ccedil;ti. Hukuk Fak&amp;uuml;ltesinde &amp;ouml;ğrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım. Alain, bir&amp;nbsp; insan yerde bir iğne g&amp;ouml;r&amp;uuml;p de eğilip </description>
            <pubDate>Fri, 26 Dec 2008 10:42:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kıssadan Hisse</title>
            <link>http://miracmert.blogcu.com/kissadan-hisse_32090801.html</link>
            <guid>http://miracmert.blogcu.com/kissadan-hisse_32090801.html</guid> 
            <description>&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;&lt;b&gt;&quot;Allahım! Korkaklıktan sana sığınırım&quot; Hz. Peygamber (Sahih-i M&amp;uuml;slim)&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;Farenin biri, aşırı kedi korkusundan dolayı devamlı endişe i&amp;ccedil;inde yaşıyormuş. Dayanamayıp bir g&amp;uuml;n kalkıp bir b&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml;ye gitmiş ve derdini anlatmış. Onun derdini dinleyen b&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml; haline acıyıp onu hemen bir kediye d&amp;ouml;n&amp;uuml;şt&amp;uuml;rm&amp;uuml;ş. Lakin fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez k&amp;ouml;peklerden korkmaya başlamış. Tekrar b&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml;ye gitmiş. B&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml; bu kez onu kocaman bir kaplana d&amp;ouml;n&amp;uuml;şt&amp;uuml;rm&amp;uuml;ş.Gel gelelim kaplan olan fare, bu defa da avcılardan korkmaya başlamış. B&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml; bakmış ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu tekrar eski haline d&amp;ouml;nd&amp;uuml;rm&amp;uuml;ş. Tir tir titreyen zavallı fareye de d&amp;ouml;n&amp;uuml;p &quot;Sen de bu fare y&amp;uuml;reği olduktan sonra ne yapsam faydasız. Sen korkak birisin. O y&amp;uuml;zden sana yardım edemem.&quot; demiş.&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 26 Dec 2008 10:40:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://miracmert.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>